perde perde - Turco Inglés Diccionario

perde perde

Significados de "perde perde" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
perde perde in sheets adv.

Significados de "perde perde" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
perde curtain n.
General
tahta perde billboard n.
perde key n.
perde kapanış sözü curtain n.
perde rayı curtain rod n.
perde cover n.
perde arası interact n.
perde doek n.
perde arkasında işin iç yüzü behind the scenes n.
tahta perde partition n.
perde cloak n.
perde ayaklı avustralya hayvanı duckbill n.
tahta perde hoarding n.
beyaz perde movie screen n.
öksüz perde swash plate n.
perde theater curtain n.
perde scene n.
perde arkası the hidden side of a matter n.
perde arası intermission n.
perde (foto) veil n.
perde duvarlar curtain walls n.
iç dekorasyonda perde drapery in interior decoration n.
arka perde backcloth n.
perde blind n.
perde episode n.
perde arkası backstage n.
perde tone n.
perde lambrequin n.
perde arası oyunu intermezzo n.
perde halkası curtain ring n.
perde damper n.
perde gerisi backstage n.
perde shade n.
perde drapery n.
tahta perde fence n.
perde önü proscenium n.
korniş (perde rayını gizleyen) valance n.
perde çekme obfuscation n.
perde algısı pitch perception n.
perde arası entracte n.
perde (ayakta) web n.
perde covering n.
kalın perde drape n.
perde arası interlude n.
son perde last act n.
perde curtain n.
perde screen n.
perde shutter n.
stor perde roller blind n.
tül perde tulle curtain n.
perde veil n.
(oyunda) perde act n.
perde cataract n.
perde drapes n.
perde drape n.
perde rayı curtain rail n.
perde çubuğu curtain rod n.
perde rayı curtain track n.
perde fret n.
perde eteği hem n.
perde membrane n.
camlı kapı perde kornişi pelmet n.
perde tahtası valance n.
zincir perde chain curtain n.
perde ayak web-foot n.
perde ayak webfoot n.
kumaş perde fabric curtain n.
stor perde vision blind n.
perde arkasındaki güç eminence grise n.
perde arkasındaki asıl güç éminence grise n.
her iki taraftan çekilerek açılan enlemesine uzanan perde traveler curtain n.
her iki taraftan çekilerek açılan enlemesine uzanan perde traveler n.
kapı girişlerine asılan saçaklı bambu perde chick n.
ses perde aralığı vocal range n.
sahne dışı bölümleri maskelemede kullanılan şerit perde leg n.
perde hanging n.
geçici tahta perde hoard n.
ikinci perde second act n.
perde curtains n.
perde kancası curtain hook n.
perde curtin [obsolete] n.
konuşmadaki perde değişimleri intonation n.
gözde oluşan beyazımsı perde pearl [dialect] [uk] n.
perde işlevi gören ince duvar fin n.
perde işlevi gören panel fin n.
sinagogda kutsal sandığın önüne asılan süslü perde paroket n.
sinagogda kutsal sandığın önüne asılan süslü perde parocheth n.
sinagogda kutsal sandığın önüne asılan süslü perde parochet n.
kısmen perde ayaklı olma semipalmation n.
perde görevi üstlenen şey smoke screen n.
(oyun) perde act n.
yüksek perde descant n.
perde register n.
perde ipi pall n.
perde arası resting n.
perde çekmek close v.
perde çekmek obfuscate v.
perde takmak curtain v.
perde ile ayırmak screen v.
perde açmak open the curtain v.
perde arkasından yönetmek pull the wires v.
(perde vb.) çekmek draw something apart v.
perde asmak hang curtains v.
perde takmak put up the curtains v.
örtü veya perde gibi durulmak descend v.
(giysi, perde) dekoratif kıvrımlarla süslemek swag v.
kısmen perde ayaklı semipalmate adj.
perde arkası behind-the-scenes adj.
perde arkasını yansıtan inside adj.
perde arkasında behind the scenes adv.
perde arkasından behind the scenes adv.
perde arkasında backstage adv.
perde arkasında behind the curtain adv.
perde arkasında offstage adv.
perde arkasında inside adv.
perde sacı bulkhead N.
perde eteği valance N.
Phrasals
kapatmak (perde) roll down v.
(cam, perde) inmek roll down v.
indirmek (perde) roll down v.
bir şeyi aralık/hafif açık bırakmak (perde, kapı) draw something to v.
bir şeyi kapatmak/çekmek/örtmek (perde, örtü) draw something to v.
perde arkasında ne olduğunu görmek/anlamak see around v.
Colloquial
beyaz perde (film) celluloid n.
Idioms
perde arkasındaki kişi power behind the throne n.
perde arkasındaki adam a backroom boy n.
perde arkasındaki adamlar the boys in the back room n.
perde arkasındaki adamlar the backroom boys n.
perde arkasındaki kişiler the backroom boys n.
perde arkasındaki kişiler the boys in the back room n.
perde arkasındaki kişileri the backroom boys n.
perde arkasındaki kişileri the boys in the back room n.
son perde the final curtain n.
siyaset ve ticarette çok büyük gücü ve etkisi olan ancak halkın tanımadığı perde arkasındakiler the men in grey suits n.
perde arkasındaki lider a whole nother story n.
beyaz perde the silver screen n.
işin perde arkasındaki kişiler back room boys [uk] n.
son perde final act n.
siyaset ve ticarette çok büyük gücü ve etkisi olan ancak halkın tanımadığı perde arkasındakiler grey suits n.
siyaset ve ticarette çok büyük gücü ve etkisi olan ancak halkın tanımadığı perde arkasındakiler the men in gray suits n.
perde arkasındaki adamlar the back-room boys [uk] n.
perde arkasında asıl işi yapan ve göz önünde olmayan kişiler (bilim adamları, araştırmacılar the back-room boys [uk] n.
bir şeyin üstüne perde çekmek draw a veil over something v.
olayın üzerine perde çekmek draw a veil over something v.
(bir şeyin) üstüne perde çekmek put down the shutters v.
(bir şeyin) üstüne perde indirmek/kapatmak put down the shutters v.
(bir şeyin) üstüne perde çekmek bring down the shutters v.
(bir şeyin) üstüne perde indirmek/kapatmak bring down the shutters v.
üstüne perde çekmek throw a veil over something [written] v.
üstüne perde çekmek cast a veil over (something) v.